İçeriğe geç
Abant Akademi
Öğrenme

Ortaokulda çalışma düzeni: 5. sınıftan 8. sınıfa ne değişir?

Beşinci sınıfta işe yarayan yöntem yedincide yetmiyor. Ortaokulun dört yılında neyin değiştiğini ve her aşamada düzenin nasıl kurulduğunu anlatıyoruz.

21 Ağustos 20264 dakikalık okuma

İçindekiler

Ortaokulda çalışma düzeni, ilkokuldakinin biraz büyütülmüş hâli değil. Ders sayısı artıyor, konular birbirinin üstüne biniyor, öğretmen sayısı çoğalıyor ve çocuktan kendi zamanını yönetmesi bekleniyor — üstelik bunu daha önce hiç yapmamışken.

Beşinci sınıfta işe yarayan yöntem yedinci sınıfta yetmiyor. Bu yazı, ortaokulun dört yılında neyin değiştiğini ve her aşamada çalışma düzeninin nasıl kurulduğunu anlatıyor.

Ortaokulda çalışma düzeni neden ilkokuldan farklı?

İlkokulda öğrenme çoğunlukla sınıfta tamamlanıyor ve evde yapılan iş pekiştirme oluyor. Ortaokulda denge kayıyor: sınıfta anlatılan konunun bir kısmının evde tamamlanması bekleniyor.

Üç şey aynı anda değişiyor:

  • Ders sayısı artıyor. Tek öğretmenle geçen bir gün, altı-yedi farklı öğretmenle geçen bir güne dönüşüyor.
  • Konular birikiyor. İlkokulda unutulan bir konu genellikle telafi ediliyordu; ortaokulda üstüne yenisi biniyor.
  • Sorumluluk çocuğa geçiyor. Ne yapılacağını takip etmek artık çocuğun işi.

Bu üçü birlikte, "çalışkan çocuk" ile "düzenli çocuk" arasındaki farkı görünür kılıyor. Çalışkanlık çaba demek; düzen, o çabanın nereye gittiğini bilmek.

5. sınıf: düzen kurma yılı

Beşinci sınıfın asıl işi konuları öğrenmek değil, çalışma düzenini kurmak. Bu yılda kurulan alışkanlık sonraki üç yılı taşıyor.

Bu yılda odaklanılacak üç şey var: sabit bir çalışma saati, sabit bir yer ve günün sonunda beş dakikalık bir gözden geçirme. Süre kısa olabilir; sürekliliği önemli.

Velinin rolü bu yılda en yoğun. Ama rol "denetlemek" değil, düzeni kurup çekilmek: saati ve yeri siz sabitleyin, içeriği çocuğa bırakın.

6 ve 7. sınıf: yöntem yılları

Altıncı sınıftan itibaren konular derinleşiyor ve tekrar etmek tek başına yetmemeye başlıyor. Burada devreye yöntem giriyor.

Yöntem şu demek: konuyu okuduktan sonra ne yapıldığı. Kendi cümleleriyle özetlemek, bir başkasına anlatmak, kavramlar arasında bağ kurmak. Bunlar öğrenilebilir işler ve öğrenilmediğinde çocuk aynı sayfayı üç kez okuyup hiçbir şey hatırlamıyor.

Bu iki yılda ikinci bir şey daha başlıyor: kendi yanlışına bakabilmek. Yapılan bir yanlışı görüp neden yapıldığını anlamak, aynı yanlışı tekrarlamamanın tek yolu. Bunu ayrı bir yazıda ele aldık: yanlış analizi nasıl yapılır.

8. sınıf: planı çocuğun eline verme yılı

Sekizinci sınıf yoğun bir yıl ve yoğunluğun kendisi bir zorluk. Ama asıl fark yükte değil, planın sahibinde.

Bu yıla kadar planı büyük ölçüde veli kuruyorsa, sekizinci sınıfta bunun tersine dönmesi gerekiyor. Kendi haftasını kuran bir öğrenci, plan bozulduğunda da toparlayabiliyor; kendisine verilen bir plana uyan öğrenci, plan bozulduğunda duruyor.

Velinin rolü bu yılda en incelikli hâlini alıyor: hatırlatan değil, sorulduğunda cevap veren. Haftalık düzenin nasıl kurulduğunu ayrıca yazdık.

Dört yılda değişmeyen üç şey

Aşamalar değişse de üç şey ortaokulun tamamında geçerli.

Süre değil süreklilik. Haftada bir gün üç saat çalışmak, her gün kırk dakikadan daha az iş görüyor. Bilgi tekrarla yerleşiyor, tek seferlik yığılmayla değil.

Uyku pazarlık konusu değil. Yorgun bir zihin okuduğunu tutmuyor. Geç saatte yapılan çalışma çoğu zaman ertesi gün yeniden yapılmak zorunda kalıyor.

Boş zaman planın parçası. Tamamen dolu bir hafta ilk aksaklıkta çöküyor. Boş bırakılan gün, düzeni koruyan şey.

İşe yaramayan üç yaygın refleks

Yükü artırmak. Sonuç alınamayınca çalışma süresini uzatmak ilk akla gelen çözüm ama çoğu zaman sorun sürede değil yöntemde. Bunu ayrı bir yazıda ele aldık.

Her şeyi aynı anda değiştirmek. Yeni bir program, yeni bir düzen ve yeni bir kural aynı hafta gelirse hiçbiri tutmuyor. Bir seferde bir şey.

Kardeşle ya da arkadaşla kıyaslamak. Kıyas, çocuğu çalışmaya değil kendini savunmaya yöneltiyor.

Ne zaman destek almak gerekir?

Düzen kurma çabası birkaç ay sürdüğü hâlde belirgin bir değişiklik olmuyorsa, mesele düzenin dışında olabilir:

  • Çocuk oturuyor ama okuduğunu takip edemiyor, sürekli baştan başlıyor.
  • Aynı zorlanmayı öğretmeni de sınıf içinde tarif ediyor.
  • Çalışma saatinde belirgin bir gerginlik, ağlama ya da fiziksel şikâyet ortaya çıkıyor.
  • Uyku düzeni belirgin biçimde bozuk.

Bunların hiçbiri tek başına bir tanı anlamına gelmiyor. Eğitim çalışması da tıbbi bir değerlendirmenin yerine geçmiyor; böyle durumlarda okulun rehberlik servisiyle konuşmak ya da bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurmak doğru adım.

Abant Akademi'de nasıl ele alıyoruz?

Ortaokulun dört yılını tek bir program gibi görmüyoruz. Öğrencinin hangi aşamada olduğuna bakıyoruz: düzen mi kuruluyor, yöntem mi geliştiriliyor, yoksa planın sahipliği mi devrediliyor.

Ortaokul Genel Destek Programı bu üç aşamayı da kapsıyor. Öğrenmenin kendisini güçlendiren tarafı Etkili Öğrenme ve Not Alma Teknikleri programında; öğrencinin nasıl öğrendiğini tanıyıp hedefini birlikte kurduğumuz yaklaşımı ise Etkin Mentörlük Yaklaşımı sayfasında anlattık.

Çocuğunuzun hangi aşamada olduğunu birlikte konuşalım isterseniz ön görüşme talep edin.

Bu yazıyı paylaş

Ön başvuru

Çocuğunuzun durumunu birlikte değerlendirelim

Yazıda anlatılanların öğrenciniz için ne anlama geldiğini görüşmede konuşalım.