Çocuğumda başarı kaygısı var: velinin rolü ne?
Kaygı ile isteksizlik dışarıdan benzer görünüyor ama altındaki şey farklı. Velinin ne yapabileceğini ve ne zaman uzmana başvurulacağını anlatıyoruz.
21 Ağustos 20264 dakikalık okuma
Bu yazı Ortaokulda çalışma düzeni: 5. sınıftan 8. sınıfa ne değişir? rehberinin bir parçası.
İçindekiler
"Çocuğumda başarı kaygısı var" cümlesini kuran veliler genellikle haklı bir sezgiyle geliyor: çocuk çalışmayı bırakmış değil, ama çalışırken huzursuz. Sonuç gelmediğinde de gelmesi gerektiğinde de gergin.
Bu yazı velinin ne yapabileceği üzerine. Kaygının kendisi bir ruh sağlığı konusu ve buradaki hiçbir cümle bir değerlendirmenin yerine geçmiyor; ele aldığımız şey evdeki dilin ve tutumun payı.
Çocuğumda başarı kaygısı mı var, isteksizlik mi?
İkisi dışarıdan benzer görünüyor: çocuk masaya oturmuyor. Ama altındaki şey farklı ve yapılacak şey de farklı.
İsteksizlikte çocuk çalışmayı önemsemiyor gibi davranıyor. Kaygıda ise fazlasıyla önemsiyor — o kadar ki başlamak zorlaşıyor. Başarısız olma ihtimali, başlamamayı daha güvenli bir seçenek hâline getiriyor.
Ayırt etmenin bir yolu, çocuğun sonuçtan söz ederkenki hâline bakmak. İsteksiz çocuk omuz silkiyor; kaygılı çocuk konuyu değiştiriyor, savunmaya geçiyor ya da susuyor.
Evdeki dil kaygıyı nasıl besliyor?
"Çocuğumda başarı kaygısı var" diyen velilerin çoğu, kaygıyı azaltmak isterken farkında olmadan büyütüyor. Birkaç yaygın kalıp var.
Sonucu sormak. "Kaç yaptın?" ile "Nasıl geçti?" arasında büyük fark var. Birincisi çocuğu bir sayıya, ikincisi bir deneyime davet ediyor.
İyi niyetli güvence. "Sen yaparsın, merak etme" cümlesi rahatlatmıyor; beklentiyi yükseltiyor. Çocuk bunu "yapamazsam hayal kırıklığı olacağım" diye duyabiliyor.
Geleceği sık anmak. Uzak bir sonuca sık sık atıfta bulunmak, bugünkü çalışmayı o sonucun ağırlığı altına sokuyor.
Kıyas. Kardeş ya da arkadaş üzerinden kurulan her cümle, çocuğun kendini bir sıralamada görmesine yol açıyor.
Velinin yapabileceği somut şeyler
Beklentiyi dile getirmeyin, sınırı dile getirin. "Şu kadar çalışmanı bekliyorum" yerine "çalışma saatimiz şu" demek, çocuğu bir beklentinin değil bir düzenin içine koyuyor.
Çabayı görün, sonucu değil. "Bugün oturdun, bu iyi" cümlesi, sonuç ne olursa olsun söylenebilir ve çocuğun kendisiyle ilgili cümlesini değiştiriyor.
Kendi gerginliğinizi ayırın. Velinin kaygısı çocuğa geçiyor. Konuşmadan önce kendi tonunuza bakmak, söylenen cümleden daha çok işe yarıyor.
Konuşmayı çalışma saatinin dışına taşıyın. Masanın başında yapılan her konuşma, masayı gerginlikle ilişkilendiriyor.
Sonuç geldiğinde tepkiyi ölçülü tutun. Aşırı sevinç de aşırı hayal kırıklığı da aynı mesajı veriyor: burada tartılan sensin.
Bu hafta deneyebilecekleriniz
İşe yaramayan üç yaygın refleks
"Kaygılanacak bir şey yok" demek. Duyguyu yok saymak duyguyu azaltmıyor; çocuğun onu paylaşmayı bırakmasına yol açıyor.
Yükü artırmak. Kaygılı bir çocuğa daha fazla çalışma yüklemek, kaçınmayı güçlendiriyor. Başlamak zaten zor olduğu için, büyüyen iş daha da uzaklaşıyor.
Kaygıyı bir kişilik özelliği gibi anlatmak. "Sen zaten hep gerilirsin" cümlesi, geçici bir hâli kalıcı bir tanım hâline getiriyor.
Ne zaman destek almak gerekir?
Aşağıdakiler varsa evdeki dil düzenlemesi yeterli olmayabilir ve bir uzmana danışmak gerekir:
- Gerginlik uyku, iştah ya da ruh hâlinde süregelen bir değişikliğe dönüşüyor.
- Karın ağrısı, baş ağrısı gibi fiziksel şikâyetler tekrarlıyor.
- Çocuk okula gitmek istemiyor ya da belirli günlerden kaçınıyor.
- Daha önce sevdiği etkinliklerden ve arkadaşlarından uzaklaşıyor.
- Kendisi hakkında sürekli olumsuz konuşuyor.
Bunların hiçbiri tek başına bir tanı anlamına gelmiyor ve burada yazılanlar tıbbi bir değerlendirmenin yerine geçmiyor. Doğru adres bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı ya da okulun rehberlik servisi.
Abant Akademi'de nasıl ele alıyoruz?
Bir öğrencinin gergin olduğunu fark ettiğimizde yükü artırmıyoruz. Önce hedefi konuşuyoruz: ulaşılabilir mi, kimin hedefi, ne zamana kurulmuş. Ulaşılabilir bir hedef yormuyor; ulaşılamayan bir hedef çalışmayı da zehirliyor.
Hedefi öğrenciyle birlikte kurma yaklaşımımızı Hedef Odaklı Öğrenme Tasarımı sayfasında anlattık. Süreç boyunca yanında durma tarafı Süreç Bazlı Rehberlik sayfasında; ortaokulun düzenini bütün olarak ele alan çalışma ise Ortaokul Genel Destek Programı içinde.
⚠️ Kurumumuz bir sağlık kuruluşu değil ve psikolojik değerlendirme yapmıyor. Gerektiğinde ailenin bir uzmana yönlendirilmesi bizim de yaptığımız bir şey.
Ortaokulda çalışma düzeninin yıllara göre nasıl değiştiğini ana rehberimizde anlattık.
Çocuğunuzun durumunu birlikte konuşalım isterseniz ön görüşme talep edin.
Bu yazıyı paylaş