İçeriğe geç
Abant Akademi
Öğrenme

Çocuğum okuduğunu anlamıyor: nereden başlamalı?

Okumak ile anlamak iki ayrı iş. Aynı görünen üç farklı durumu ayırmayı ve anlamanın üç dayanağını nasıl çalıştıracağınızı anlatıyoruz.

21 Ağustos 20263 dakikalık okuma

İçindekiler

"Çocuğum okuduğunu anlamıyor" cümlesi genellikle bir şaşkınlıkla geliyor: çocuk akıcı okuyor, kelimeleri doğru söylüyor, ama metnin ne anlattığını sorduğunuzda cevap gelmiyor.

Okumak ile anlamak iki ayrı iş. Birincisi harfleri sese çevirmek, ikincisi o sesten anlam kurmak. Bir çocuk birincisinde çok iyi olup ikincisinde zorlanabiliyor.

Çocuğum okuduğunu anlamıyor: nereden başlamalı?

Önce ayırmak gerekiyor. Aynı görünen üç farklı durum var:

Okumakta zorlanıyor. Kelimeleri sökmek çok enerji istiyorsa anlam için enerji kalmıyor. Bu durumda çalışılacak şey anlama değil akıcılık — bunu ayrı bir yazıda ele aldık.

Akıcı okuyor ama anlamıyor. Sesli okuması iyi, hızı normal, ama metin bittiğinde geriye bir şey kalmıyor. Bu yazının asıl konusu.

Anlıyor ama anlatamıyor. Sorulduğunda cevap veremiyor ama yönlendirildiğinde anladığı ortaya çıkıyor. Burada mesele anlama değil, anlatma.

Hangisi olduğunu anlamanın basit bir yolu var: aynı metni siz okuyun, çocuk dinlesin. Dinlediğinde anlıyorsa sorun okuma tarafında; dinlediğinde de anlamıyorsa anlama tarafında.

Anlamanın üç dayanağı

Kelime dağarcığı

Bir metindeki kelimelerin çok azını bilmemek bile anlamı bozuyor. Çocuk bilmediği kelimeyi atlıyor ve cümle eksik kuruluyor.

Çözüm sözlük ezberi değil, okuma miktarı. Kelime en iyi bağlam içinde öğreniliyor — ve bağlam ancak okurken oluşuyor.

Metnin yapısını tanımak

Bir metnin nasıl kurulduğunu bilmek, ne aranacağını da bilmek demek. Bir anlatı metninde olay sırası aranıyor, bir bilgi metninde ana fikir ve destekleyen ayrıntılar.

Bu tanıma öğretilebiliyor ve öğretildiğinde anlama belirgin biçimde kolaylaşıyor.

Okurken kendini kontrol edebilmek

İyi okuyucular okurken kendilerini izliyor: "bunu anladım mı?" Anlamadıklarında duruyor ve geri dönüyorlar.

Zorlanan okuyucular durmuyor. Sayfanın sonuna kadar okuyup "bitti" diyorlar. Bu farkı kapatmak, anlama çalışmasının en verimli kısmı.

Yaşa göre ne beklemeli?

Anlama becerisi ortaokul boyunca gelişmeye devam ediyor ve her yaşta beklenen şey farklı.

İlkokulun son yıllarında çocuk okuduğu bir olayı sırasıyla anlatabiliyor ve basit bir metinde ana fikri bulabiliyor.

Ortaokulun ilk yıllarında metinde doğrudan yazılmayan bir sonucu çıkarabilmesi bekleniyor: "yazar bunu neden söylemiş olabilir?"

Ortaokulun son yıllarında iki metni karşılaştırabilmesi, yazarın tutumunu fark edebilmesi ve okuduğunu kendi bilgisiyle birleştirebilmesi bekleniyor.

Bu basamaklar kesin bir çizelge değil. İşe yarayan tarafı şu: çocuğunuz hangi basamakta zorlanıyorsa çalışma da orada başlamalı. Bir üst basamağın alıştırması, alttaki eksiği kapatmıyor.

Evde işe yarayan üç çalışma

Anlatarak okuma. Bir bölüm okunuyor, kitap kapanıyor, kendi cümleleriyle anlatılıyor. Anlatamadığı yer, anlamadığı yer.

Soru üretme. Çocuk metni okuduktan sonra size soru soruyor. İyi soru sorabilmek, iyi anlamayı gerektiriyor.

Birlikte okuma. Sırayla okumak, özellikle ilkokul ve ortaokulun ilk yıllarında hem akıcılığı hem anlamayı besliyor.

İşe yaramayan üç yaygın refleks

Daha çok okutmaya çalışmak. Anlamadan okunan her sayfa, anlamama alışkanlığını pekiştiriyor. Miktar değil, okuma biçimi değişmeli.

Zorla kitap seçmek. İlgi duymadığı bir kitabı bitirmeye zorlamak, okumayı bir yük hâline getiriyor. Konu serbest bırakıldığında okuma miktarı artıyor.

Anlamadığında cevabı söylemek. Cevabı vermek o anı kapatıyor ama beceriyi geliştirmiyor. Geri dönüp birlikte bulmak daha uzun sürüyor ve daha çok işe yarıyor.

Ne zaman destek almak gerekir?

Okuma çalışması birkaç ay sürdüğü hâlde belirgin bir değişiklik olmuyorsa ya da şunlar varsa bir uzmana danışmak doğru adım:

  • Okurken satır atlama, kelime uydurma, harf karıştırma sürekli görülüyor.
  • Yaşıtlarına göre belirgin ve süregelen bir okuma zorluğu var.
  • Öğretmen de sınıf içinde benzer bir tablo tarif ediyor.
  • Çocuk okumaktan belirgin biçimde kaçınıyor.

Bunların hiçbiri tek başına bir anlam taşımıyor ve burada yazılanlar bir değerlendirme değil. Doğru adres okulun rehberlik servisi ya da ilgili bir uzman; eğitim çalışması tıbbi bir değerlendirmenin yerine geçmiyor.

Abant Akademi'de nasıl ele alıyoruz?

Okumayı hızdan ibaret görmüyoruz. Anlayarak Hızlı Okuma programının çıkış noktası da bu: daha hızlı okumaktan önce daha iyi anlamayı öğrenmek.

Önce öğrencinin nerede zorlandığına bakıyoruz — akıcılıkta mı, kelime dağarcığında mı, kendini kontrol etmekte mi — sonra ona göre çalışıyoruz. Öğrenmeyi yöntemle güçlendiren taraf Etkili Öğrenme ve Not Alma Teknikleri programında.

Hızlı okumanın gerçekten ne işe yaradığını ayrı bir yazıda ele aldık.

Çocuğunuzun nerede zorlandığını birlikte bulalım isterseniz ön görüşme talep edin.

Bu yazıyı paylaş

Ön başvuru

Çocuğunuzun durumunu birlikte değerlendirelim

Yazıda anlatılanların öğrenciniz için ne anlama geldiğini görüşmede konuşalım.