İçeriğe geç
Abant Akademi
Veli Rehberi

Çocuğa ders çalışma alışkanlığı nasıl kazandırılır?

Alışkanlık iradeyle değil tekrarla kuruluyor. Aynı saat, aynı yer ve küçük bir başlangıç işaretiyle çalışma düzeninin nasıl kurulduğunu anlatıyoruz.

21 Ağustos 20265 dakikalık okuma

Bu yazı Çocuğum ders çalışmak istemiyor, ne yapmalıyım? rehberinin bir parçası.

İçindekiler

Ders çalışma alışkanlığı, çocuğun bir sabah uyanıp "artık düzenli çalışacağım" demesiyle kurulmuyor. Niyet zaten var; eksik olan çoğu zaman niyetin kendisi değil, onu taşıyacak bir düzen.

Alışkanlık dediğimiz şey aslında tekrarın bıraktığı iz. Bir davranış aynı koşullarda yeterince tekrar edilince karar vermeyi bırakıyor ve kendiliğinden başlıyor. Bu yazıda o izin nasıl açıldığını ve velinin bu süreçte nereye durması gerektiğini konuşacağız.

Ders çalışma alışkanlığı niyetle değil tekrarla kuruluyor

Bir çocuğa "her gün düzenli çalış" demek, ona bir hedef vermek demektir. Hedef iyi bir şey ama tek başına davranışa dönüşmüyor. Çünkü her akşam yeniden karar verilmesi gereken bir iş, her akşam yeniden tartışılabilir bir iştir.

Alışkanlık tam da bu kararı ortadan kaldırdığı için işe yarıyor. Dişini fırçalayan bir çocuk "bugün fırçalasam mı" diye düşünmüyor; o iş günün belirli bir anına yerleşmiş durumda. Çalışma da aynı yere gelebilir, ama bunun için önce karar verilmesi gereken bir iş olmaktan çıkması gerekiyor.

Buradan çıkan sonuç şu: ders çalışma alışkanlığı kurmak isteyen veli, çocuğunun motivasyonunu artırmaya değil, çalışmanın etrafındaki koşulları sabitlemeye çalışmalı.

Başlamak, sürdürmekten daha zor

Velilerin sıkça anlattığı bir sahne var: çocuk masaya oturmuyor, ama bir kez oturduğunda kırk beş dakika kalkmıyor. Bu tesadüf değil.

Bir işe başlamak, o işi sürdürmekten daha fazla zihinsel enerji istiyor. Masaya oturmadan önce çocuğun kafasında yapılacak işin tamamı duruyor ve büyük görünüyor. Oturduktan sonra ise yalnızca önündeki sayfa var.

Bu yüzden alışkanlık çalışmasının hedefi "kaç saat çalıştı" değil, "bugün başladı mı" olmalı. Başlangıç kolaylaştığında süre kendiliğinden uzuyor.

Ders çalışma alışkanlığının üç dayanağı

Tekrarın iz bırakabilmesi için koşulların benzer kalması gerekiyor. Üç şeyi sabitlemek çoğu ailede yetiyor.

Aynı saat

Her gün aynı saat, en güçlü dayanak. Saatin ne olduğu ikinci mesele; önemli olan değişmemesi. Servisten inişten sonraki kırkıncı dakika da olabilir, akşam yemeğinden hemen önce de.

Sabit saatin ikinci bir faydası daha var: çalışma zamanı belli olduğunda, çalışılmayan zaman da belli oluyor. Çocuk günün geri kalanını gerçekten serbest yaşayabiliyor ve bu, çalışmaya direnci azaltıyor.

Aynı yer

Beyin mekânla davranışı ilişkilendiriyor. Aynı masada tekrar tekrar çalışan bir çocuk, o masaya oturduğunda daha çabuk toparlanıyor.

Yer büyük ya da özel olmak zorunda değil. Mutfak masasının bir ucu da olur; yeter ki o saatte orası çalışma yeri olsun ve başka bir işe ayrılmasın.

Aynı başlangıç işareti

Alışkanlıkların çoğu bir işaretle tetikleniyor. Çalışma için de küçük ve değişmeyen bir başlangıç işareti kurulabilir: masaya oturmadan önce bir bardak su doldurmak, defteri açıp o günün tarihini yazmak, zamanlayıcıyı kurmak.

İşaretin kendisi önemsiz. Önemli olan her gün aynı olması ve çalışmanın ilk adımı olması — yani çocuğun onu yaptıktan sonra kendini zaten başlamış hissetmesi.

Süreyi değil, başlamayı hedefleyin

Yeni bir düzen kurarken en sık yapılan hata, hedefi yüksek tutmak. "Günde iki saat" diye başlayan bir program üçüncü günde bozuluyor ve bozulduğunda geriye yalnızca başarısızlık hissi kalıyor.

Tersini deneyin: hedefi utanç verecek kadar küçük tutun. On beş dakika. Çocuk on beş dakikayı tamamladığında devam etmekte serbest olsun, ama devam etmek zorunda olmasın.

Küçük hedefin iki işi var. Birincisi, tutulabilir olduğu için tekrar ediliyor ve tekrar eden şey alışkanlığa dönüşüyor. İkincisi, çocuğun kendisiyle ilgili cümlesini değiştiriyor: "ben çalışmayan biriyim"den "ben her gün oturan biriyim"e.

Bu hafta deneyebilecekleriniz

İşe yaramayan üç yaygın refleks

Uzun konuşma. Direncin sebebini anlatmak, direnci azaltmıyor. Çocuk çoğu zaman gerekçeyi zaten biliyor; bilmediği şey nereden başlayacağı.

Ceza ve ödül pazarlığı. Dışarıdan verilen karşılık kısa vadede işe yarayabiliyor ama alışkanlığı dışarıya bağlıyor. Karşılık kalktığında davranış da kalkıyor.

Karşılaştırma. Kardeşiyle ya da arkadaşıyla kıyaslamak, çocuğun çalışmaya değil kendini savunmaya odaklanmasına yol açıyor.

Ne zaman destek almak gerekir?

Düzen kurma çabası birkaç hafta sürdüğü hâlde hiçbir şey değişmiyorsa, mesele alışkanlıktan başka bir yerde olabilir. Şunlar varsa bir uzmana danışmakta fayda var:

  • Çocuk oturuyor ama okuduğunu takip edemiyor, sürekli baştan başlıyor.
  • Çalışma saatinde belirgin bir gerginlik, ağlama ya da fiziksel şikâyet ortaya çıkıyor.
  • Sınıf içinde de dikkatini toplamakta zorlandığı öğretmeni tarafından söyleniyor.
  • Uyku düzeni belirgin biçimde bozuk.

Bunların hiçbiri tek başına bir tanı anlamına gelmiyor. Eğitim çalışması da tıbbi bir değerlendirmenin yerine geçmiyor; gerektiğinde bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına ya da okulun rehberlik servisine başvurmak doğru adım.

Abant Akademi'de nasıl ele alıyoruz?

Bir öğrenciye "düzenli çalış" demiyoruz; düzeni birlikte kuruyoruz. Önce öğrencinin nasıl çalıştığını tanıyoruz — nerede, ne zaman, ne kadar sürede yoruluyor. Sonra kendi haftasına oturan, tutulabilir bir plan çıkarıyoruz.

Etkili Öğrenme ve Not Alma Teknikleri programı tam da bu iş için var: öğrenmeyi planlı hâle getiren yöntemleri öğretiyor. Öğrencinin tek başına ilerlemekte zorlandığı durumlarda Bireysel Destek Programı ile tempo öğrenciye göre ayarlanıyor.

Çalışmaya karşı direncin sebeplerini daha geniş ele aldığımız ana rehberimizi de okuyabilirsiniz.

Çocuğunuz için hangisinin uygun olduğunu konuşmak isterseniz ön görüşme talep edebilirsiniz. Görüşmede önce dinliyoruz; program önerisi ondan sonra geliyor.

Bu yazı 1 kez okundu.

Bu yazıyı paylaş

Ön başvuru

Çocuğunuzun durumunu birlikte değerlendirelim

Yazıda anlatılanların öğrenciniz için ne anlama geldiğini görüşmede konuşalım.