Çocuğum öğrendiğini unutuyor, ne yapmalıyım?
Çalıştığı hâlde hatırlayamamak çoğu zaman çaba eksikliği değil, yöntem sorunudur. Nedenleri ve evde bu hafta deneyebileceğiniz dört adım.
17 Ağustos 20263 dakikalık okuma
Bu yazı Çocuğum ders çalışmak istemiyor, ne yapmalıyım? rehberinin bir parçası.

İçindekiler
Bir veli görüşmesinde en sık duyduğumuz cümlelerden biri şu: "Akşam saatlerce çalıştı, sabah sınavda hiçbir şey hatırlamamış."
Öğrencinin öğrendiğini unutuyor olması çoğu zaman çalışmadığı anlamına gelmez. Bazen tam tersidir: masada uzun süre oturmuş, defterin başında akşamı geçirmiş ama geriye kalıcı bir şey kalmamıştır. Bu tablo genellikle çabanın değil, yöntemin sonucudur.
Unutmak bir arıza değil
Beyin karşılaştığı her bilgiyi saklamaz. Kullanılmayan bilgi zamanla geri plana düşer — bu bir kusur değil, işe yarayan bir eleme mekanizmasıdır. Bir konuyu bir kez okuyup birkaç gün sonra hatırlayamamak bu yüzden beklenen bir sonuçtur.
O hâlde sorulacak soru "neden unuttu" değil, "o bilgi hatırlanacak şekilde mi öğrenildi" olmalıdır.
"Çalıştım" ile "öğrendim" aynı şey değil
Bir metni üçüncü kez okurken cümleler tanıdık gelmeye başlar. Bu tanıdıklık öğrenciye güçlü bir "biliyorum" hissi verir. Ama tanımak ile hatırlamak birbirinden farklı iki iştir.
Sınavda kitap önünde olmadığı için öğrenciden tanıması değil, bilgiyi kendi başına geri çağırması beklenir. Sadece okuyarak çalışan bir öğrenci ilkini defalarca çalışır, ikincisini hiç çalışmaz.
Öğrendiğini unutuyor olmasının sık görülen nedenleri
Çalışma yalnızca okumaktan ibaret
Okumak pasif bir iştir. Göz satırların üzerinden geçerken zihin çoğu zaman devrede değildir. Aynı sayfayı beş kez okuyan bir öğrenci beş kat daha iyi hatırlamaz; yalnızca sayfaya beş kat daha çok alışır.
Tekrar tek bir güne sıkışmış
Sınavdan bir gece önce yapılan uzun çalışma, bilgiyi kısa süre ayakta tutar. Aynı toplam süre birkaç güne dağıtıldığında akılda kalan miktar belirgin şekilde artar. Fark süre farkı değil, aradaki boşluğun kendisidir: her yeniden hatırlama denemesi bilgiyi biraz daha sağlamlaştırır.
Bilgi hiçbir şeye bağlanmıyor
Tek başına duran bir bilgi tutunacak yer bulamaz. Öğrenci yeni öğrendiğini bildiği bir şeyle ilişkilendirdiğinde — bir örnekle, bir olayla, daha önce gördüğü bir konuyla — bilgi bir ağın parçası hâline gelir. Ağın parçası olan bilgi daha kolay geri çağrılır.
Uyku ve dinlenme sıkışmış
Yorgun bir zihin yeni bilgiyi zor tutar. Geç saatlere kalan çalışmalar hem o günün verimini hem ertesi günün dikkatini düşürür. Öğrencinin uyku düzeni, çalışma programının bir parçası olarak düşünülmelidir.
Bu hafta evde deneyebilecekleriniz
Aşağıdaki adımlar ek çalışma süresi gerektirmez; var olan süreyi farklı kullanır.
İşe yaramayan iki yaygın refleks
Süreyi uzatmak. Öğrenci bir saatte hatırlamıyorsa üç saatte de hatırlamaz. Verimsiz yöntemi uzatmak yalnızca yorgunluğu artırır.
Yeniden yeniden okutmak. "Bir daha oku" en kolay verilen talimattır ama okumak zaten işe yaramayan basamağın kendisidir. Okumanın yerine hatırlama denemesi koymak gerekir.
Ne zaman destek almayı düşünmeli
Yöntem değiştiği hâlde tablo aynı kalıyorsa, sorun tek başına çalışma alışkanlığında olmayabilir. Öğrencinin dikkatini toplamakta zorlanması, okuduğunu anlamakta güçlük çekmesi ya da konuların temelinde eksik kalması da benzer bir sonuç üretir.
Bu durumda öğrencinin nasıl çalıştığını yakından görmek gerekir. Hafıza Gelişimi Programı tam olarak bunu ele alır: bilgiyi ilişkilendirme, anlamlandırma ve gerektiğinde geri çağırma becerilerini öğrencinin kendi çalışma düzeni içinde geliştirmeyi hedefler.
Bilgiyi öğrenmek kadar, hatırlayabilmek de önemlidir.
Çocuğunuz masaya oturmakta da zorlanıyorsa, konunun bir adım öncesine bakmak faydalı olabilir: çocuğum ders çalışmak istemiyor yazısında başlayamamak, sürdürememek ve verim alamamak arasındaki farkı ele aldık.
Öğrencinizin nasıl çalıştığını birlikte değerlendirmek isterseniz ön görüşme talep edebilirsiniz.
Bu yazıyı paylaş
